Ayn Rand -asıl adıyla Alişya Rosenbaum- 1500 sayfalık bu dev romanı için "Bu bir felsefe tarihi kitabıdır. Düşüncemin vardığı son nokta da şudur: İnsanın kendi yaratıcılığını ortaya koyma hakkı hiçbir zaman engellenemeyecek". Ayn Rand'ın eserlerini Türkçeye kazandıran Sinan Çetin bu kitap için şöyle diyor: "Bu kitap iş yapan, yaratan, yapan eden insanın toplum tarafından nasıl sömürüldüğünü, üstelik zalimce suçlandığını açıkça gözler önüne seriyor... eğer aklınıza, yeteneğinize, kendinize inanıyorsanız bu kitabı çok büyük bir aşkla okuyacaksınız."

Doktor gözlerini hastasından ayırmadan huzursuzca kımıldadı. Karşısında, yoğun acılardan âdeta çökmüş, küçülmüş bu zarif kadın bedeninin içindeki kederi görür gibi oldu. Aklından “Bu kadına nasıl ulaşabilirim, böylesine derin bir acının nedeni ne olabilir?” düşüncesi geçti hızlıca.
“Lütfen bana biraz daha kendinden söz et. En iyisi seni buraya, bana kadar getiren son olaydan başlayalım. Dinliyorum...”
“Hangi son, hangi başlangıç?” dedi kadın. “Hangisi bir diğerini doğurdu ve ben hayattan ne zaman vazgeçtim, hatırlamıyorum. Hayata, mutluluğa, umuda dair duygularım dibe vurduğunda her şey daha kolaydı sanki. Sonra bu hiçlik duygusundan kurtulmak için benim gibi yalnız yaşayan kadınlar bulvarında gezinmeye başladım. Orada genelde kırık-dökük aşklar yaşamış ama her seferinde derin bir ruh yoksulluğu ile hayata yabancılaşmış, yalnızlığın dipsiz kuyularına inmiş kadınlar gördüm. Çoğu, çağdaş yaşamın ışıltılı serüveni içinde, çevrelerinde kendilerine ilgi gösteren birçok insan arasında sorunsuz bir görüntü veriyorlardı. İçlerinde bir yerlerde, en görünmeyecek, en ulaşılmayacak bir köşede gizledikleri öz benliklerine, kimsenin ulaşmasına izin vermeden öylece durgun akan bir nehir gibi kayıp gidiyorlardı yaşamın içinden.
Ama genelde mutsuzdu bu kadınlar. Öz benliklerinde barındırdıkları cevheri sunabilecekleri çok özel birini ararken, bunun kendi içinde bir “hayal ürünü” olma duygusunu barındırdığını da biliyorlardı. Hepsi ikinci-üçüncü sınıf aşklar yaşamışlar, ama hepsinin yalnızlığı birinci sınıftı. Tıpkı benimki gibi...
Sonra etrafımda az sayıda mutluluk tabloları yaratan ilişkilere tanık oldum. Bunlar beni en az mutsuz yaşamlar kadar olumsuz etkiledi. Belki kıskançlık diyeceksiniz, ama hayır, değildi. Fakat toplamında hissettiğim tek şey bozgun; kaçmak ve geri dönülmesi mümkün olmayan bir yerlere gitmekti.”

--------------------------------------------------------------------------
s.e.d.e.f
oldukça sürükleyici .. içimizde olan fakat bastırdığımız çoğu duyguya burda rastlayabilirsiniz .. gerçekten kendinizi vererek okursanız beyninizi altüst edecek fikirlerle karşılacaksınız ..
özümseyerek okunması gereken bir kitap ..
--------------------
"Her insani değer bir mücadeleyi gerektirir. Hayatın tümü amaçlı bir mücadeledir, sizin tek seçiminiz de amacınızdır. Şimdiki savaşınızı sürdürmek mi istiyorsunuz, yoksa benim dünyam için mücadele etmek mi?...Önünüzdeki seçim budur. Buna aklınız ve varoluş aşkınız karar versin."