Esogu , Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrencileri Web Sitesi Ogü Öğrenci,Ogu Öğrenci,Eskişehir Öğrenci,Eskişehir Apart,Eskişehir Müzik,Eskişehir 222,Eskişehir Ares,Eskişehir Amatör
Albert Camus - Sisifos Söyleni
A Hey Hey Hey
Yönetici Grubu| Şifre Destek| Hakkımızda

Sıradaki Ropörtajımız Hangi Hocayla Yapılsın?
Etkinlik Takvimi ve Profil Eklentileri sebebiyle sitemizde ufak tema hataları olabilir.Şimdiden Özür Diliyoruz!

OguForumu Özel Futbol Turnuvası
Etkinlik from 2/12/2008, 23:00 to 4/12/2008, 00:59
Forum:  ***FORUMUMUZ ÖZEL*** » Sportif Etkinliklerimiz

Yazar: nOfi
Tarih: 17/11/2008, 01:13
Cevap: 99
Gösterim: 1627
2-3 Aralık Salı-Çarşamba-4. ve 5. Maçlar
Salı-22.00-23.00 / Kings Of Bademlik ? - ? OFC
Çarşamba-22.00-23.00 / OFC ? - ? Kuantum

...
1 Aralık Dünya AIDS Günü Etkinlik Programı
ETkinlik: 1/12/2008, 12:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: Joker
Tarih: 25/11/2008, 16:56
Cevap: 6
Gösterim: 137
[b]Konferans: Gençlik Danışma Birimi Gençlerle HIV/AIDS’e Karşı
Film Gösterimi: Transit
İnteraktif Oyun: Bozkır Yangını
Tarih: 1 Aralık 2008 Pazartesi
Saat: 11:00
Yer: Fen Edebiyat ...
Konferans - Toplumcu Mühendislik
ETkinlik: 2/12/2008, 15:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 20:47
Cevap: 0
Gösterim: 6
Konferans

Konu: Toplumcu Mühendislik

Düzenleyen MMF Makine Mühendisliği Bölümü

Tarih: 2 Aralık 2008, Salı

Saat: 14.00

Yer: Prof. D...
Film Gösterimi - Venedik Taciri
ETkinlik: 2/12/2008, 19:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 20:50
Cevap: 3
Gösterim: 29
FİLM GÖSTERİMİ

Filmin Adı : Venedik Taciri

Tür : Komedi / Dram

Yönetmen : Micheal Radford

Senaryo : Micheal Radford, William Shakespare(Kitap)

G.Yönetmeni : Benoit D...
Tiyatro Gösterimi - Bahar Noktası
ETkinlik: 3/12/2008, 21:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 20:53
Cevap: 1
Gösterim: 17
Konu: Bahar Noktası (William Shakespare)

Düzenleyen: Esogü Tiyatro Topluluğu

Tarih: 3 Aralık 2008, Çarşamba

Saat: 20.00

Yer:Prof.Dr.Necla Özdemir Salonu
Söyleşi - Arazi Anıları ve Yol Hikayeleri
ETkinlik: 4/12/2008, 15:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 20:57
Cevap: 0
Gösterim: 8
Konu:Arazi Anıları ve Yol Hikayeleri

Konuşmacı: Yrd. Doç Dr D.Ümit Şirin, Yrd. Doç Dr Hakan Çalışkan, Uzman Figen Çalışkan

Düzenleyen : FEF Zooloji Klubü

Tarih: 4 Aralık 2008, Perşembe

Saat: 14...
Konferans -Dünden Bugüne İnsan Hakları Kavramının Evrimi
ETkinlik: 4/12/2008, 15:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 21:48
Cevap: 0
Gösterim: 10
Konferans

Konu: Dünden Bugüne İnsan Hakları Kavramının Evrimi

Konuşmacı: Yrd. Daç. Dr. Mehmet Kayıran

Düzenleyen FEF Tarih Bölümü

Tarih: 4 Aralık 2008, Perşe...
SYMBIOSE Bilgilendirme Toplantısı
ETkinlik: 4/12/2008, 16:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 22:07
Cevap: 0
Gösterim: 7
Bilgilendirme Toplantısı

Konu: Avrupa Biyoloji Öğrencileri Sempozyumu Bilgilendirme Toplantısı (SYMBIOSE)

Düzenleyen FEF Biyoloji Bölümü Öğrencileri

Tarih: 4 Aralık 2008, Perşembe

[...
Konferans - Bilgimizde Gönlümüzün Yeri Nedir?
ETkinlik: 5/12/2008, 15:00
Forum:  Esogü Öğrencisi Özel Kampüsü » Ogü Etkinlik Rehberi

Yazar: qwerty
Tarih: 1/12/2008, 22:12
Cevap: 0
Gösterim: 10
Konferans

Konu:Bilgimizde Gönlümüzün Yeri Nedir?

Konuşmacı: Prof. Dr. Ahmet İmam

Düzenleyen FEF Fizik Bölümü Fizik Klubü

Tarih: 5 Aralık 2008, Cuma

[color=...
Etkinlik Takvimi
Etkinlik Takvimi Etkinlik Takvimi
Pts 01.12.2008 Sal 02.12.2008 Çar 03.12.2008 Per 04.12.2008 Cum 05.12.2008 Cmt 06.12.2008 Pzr 07.12.2008
Başlık 1 Aralık Dünya AIDS Günü Etkinli...
Başlık Konferans - Toplumcu Mühendislik
Başlık Film Gösterimi - Venedik Taciri
Başlık OguForumu Özel Futbol Turnuvası
Başlık Tiyatro Gösterimi - Bahar Noktası
 
Başlık OguForumu Özel Futbol Turnuvası
Başlık Söyleşi - Arazi Anıları ve Yol H...
Başlık Konferans -Dünden Bugüne İnsan H...
Başlık OguForumu Özel Futbol Turnuvası
Başlık SYMBIOSE Bilgilendirme Toplantısı
Başlık Konferans - Bilgimizde Gönlümüzü...
Yeni mesajlar

 Forum » Edebiyat » Kitaplık » Albert Camus - Sisifos Söyleni

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
 
Yazar Mesaj
pocahontas
KLavyeyLe arasInda Aşk OLan üye:)


Fahri İnsan
Çevrimdışı

Bölüm: Diğer
Üni. Giris Yılı: 1995
Şehir: ebemkuşağı

14 May 2008 12:47 pm >> MesajAlbert Camus - Sisifos Söyleni



Konu:

Sisifos Söylemi ünlü Fransız yazar ve düşünürü Albert Camus'nun 1913-1960), savaş yıllarında yayımlanan bir deneme kitabıdır. Daha kitabın ilk satırında, bireyin bir yaşama nedeni bulunmadığını keşfedişiyle, her türlü günlük çalışma ve acının içinde kökleştirdiği uyumsuzluk duygusuyla, yaşamın gülünçlüğünün bilincine varmasıyla birlikte, gerçekten ciddi tek felsefi sorunun intihar olduğu vurgulanır. Ancak sorulacak en önemli soru, bu duyguları bireyi zorunlu olarak intihara götürüp götürmeyeceğidir. Yazar uyumsuzluk kavramını açık seçik bir biçimde inceler. Sonunda da gerçek bir çözüm önerir. İnsan akılını sürekli olarak uyumsuzluğun, insanlık dışı yanıyla savaşmaya iten başkaldırıdır bu. Ancak başkaldırı insanlığa gerçek boyutlarını kazandırır, çünkü insanın durumunu durmaksızın yenilenen bir savaşıma bağlar. Uyumsuzluk yok olmaz, ama devamlı geriletilir ve yaşam onun her gerileyişinde biraz daha büyür. Artık günlü davranışlara da görülebilir, çünkü kazanılan zafer bir erteleme değil, yeni bir zaferin müjdesisir.


Kitaptan


gerçekten önemli olan tek bir felsefe sorusu vardır: intihar. yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir. (diye başlar kitap...)




Bütün büyük eylemlerin, bütün büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır. Büyük yapıtlar çoğu kez bir sokağın dönemecinde ya da bir lokantanın kapısında doğar. Uyumsuzlukta da böyle. Özellikle uyumsuz dünya soyluluğunu bu zavallı doğuştan alır. Kimi durumlarda neler düşündüğü konusunda bir soruya kişinin 'hiç' yanıtını vermesi bir yapmacık olabilir. Sevilen yaratıklar bunu iyi bilirler. Ama bu yanıt içtense, boşluğun çok şeyler anlattığı, günlük devinimler zincirinin koptuğu, yüreğin kendisini yeniden düğümleyecek halkayı arayıp da bir türlü bulamadığı şu garip tinsel durumu belirtiyorsa, o zaman uyumsuzluğun ilk belirtisi gibidir.





Bir basamak daha aşağı iniIdi mi, yabancılık başlayıverir: dünyanın 'yoğun' olduğunu fark etmek; bir taşın ne denli yabancı, bizce kavranılmaz olduğunu, doğanın, bir görünümün bizi ne büyük bir güçle yok sayabileceğini sezinlemek. Her güzelliğin dibinde insandışı bir şey yatar ve bu tepeler, gökyüzünün bu tatlılığı, bu ağaç dizileri kendilerine yüklediğimiz düşsel anlamı hemen o dakikada yitiriverir, yitirilmiş bir cennet kadar uzaktırlar bundan böyle. Bin yıllar ötesinden dünyanın ilkel düşmanlığı yükselir bize doğru. Yüzyıllar boyunca onda yalnız kendisine önceden verdiğimiz biçimleri ve çizgileri anlamış olduğumuza göre, bundan böyle bu yapmacıklığı sürdürmeye gücümüz yetmediğine göre, bir saniye için onu anlamaz oluruz. Yeniden kendi kendisi olduğuna göre, dünya bizce anlaşılmaz olur. Alışkanlıkla maskelenmiş bu dekorlar ne iseler gene o olurlar. Uzaklaşırlar bizden. Bir kadının alışılmaz yüzü altında, aylarca ya da yıllarca önce sevllmiş kadını bir yabancı gibi bulduğumuz gibi, bizi birdenbire böylesine yalnız kılıvereni bile arzulayabiliriz belki. Ama zamanı gelmemiştir daha. Bir tek şey: dünyanın bu yoğunluğu ve yabancılığı, uyumsuz budur işte.

İnsanlar da insandışı birşeyler salgılar. Kimi uyanıklık saatlerinde, devinimlerinin mekanik görünüşü, anlamdan yoksun pantomimleri, çevrelerindeki her şeyi saçmalaştırır. Bir adam camlı bir bölme ardında telefonda konuşur; sesi duyulmaz, ama istenilen yere ulaşamayan yüz devinimleri görülür; bu adamın niçin yaşadığını sorar insan kendi kendine. İnsanın bile insandışılığı karşısında bu rahatsızlık, kendimizi yansıtan görüntü karşısında bu hesaba gelmez düşüş, günümüzün bir yazarının dediği gibi bu 'bunaltı', bu da uyumsuzdur. Aynı biçimde kimi anlarda bir aynada bize doğru gelen yabancı, kendi fotoğraflarımızda bulduğumuz alışılmış, ama gene de kaygı verici kardeş, işte bu da uyumsuzdur.




Dayanağı olmadan yaşamayı kabullenince, dayanağı olmadan çalışmaya ve yaratmaya da razı olunabilir mi, bu özgürlüklere hangi yol götürür insanı, bunu bilmek istiyorum. Evrenimi düşsel görüntülerden kurtarmak, onu yalnız varlığını yadsıyamadığım tenin gerçekleriyle doldurmak istiyorum. Uyumsuz yapıtlar yaratabilir, bir başka tutum seçmektense yaratıcı tutumu seçebilirim. Ama bir uyumsuz tutum olduğu gibi kalmak için nedensizliğinin bilincini sürdürmelidir. Yapıt için de böyle. Burada uyumsuzun buyruklarına saygı gösterilmiyorsa, uyumsuz kopmayı ve başkaldırmayı örneklendirmiyorsa, yanılsamalar uğrunda kurban vermeden umudu uyandırıyorsa, artık nedensiz değil demektir. Artık ondan kopamam. Yaşamım onda bir anlam bulabilir; bu önemsiz bir şey. Uyumsuz bir insan ömrünün görkemliliğini ve yararsızlığını tüketen şu kopma ve tutku işlemi değildir artık.

Açıklama eğiliminin en güçlü eğilim olduğu yaratımda, bu eğilim aşılabilir mi o zaman? Gerçek dünya bilincinin en güçlü olduğu düşsel dünyada, sonucu bağlama isteği uğrunda kurban vermeden uyumsuza bağlı kalabilir miyim? Son bir çabayla göz önüne alınacak bir sürü sorun. Ne anlama geldikleri önceden anlaşıldı. Son bir yanılsama uğruna ilk ve zor öğretisinden el çekmekten korkan bir bilincin son kaygıları bunlar. Uyumsuzun bilincine ermiş insanın benimseyebileceği tutumlardan biri olarak görülen yaratım için geçerli olan şey önüne serilen tüm Yaşama biçimleri için de geçerli. Fatih ya da oyuncu, yaratıcı ya da Don Juan, yaşama çabalarının bu çabanın anlamsız niteliğinin bilincine varılmadan işlemeyeceğini unutabilirler. Çok çabuk alışır insan. Kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. Mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır. Aynı biçimde, fatihin bütün çabası da önceleri daha büyük bir yaşama doğru bir yoldan başka bir şey olmayan hırsa doğru akacaktır. Don Juan da yazgısına boyun eğecek, büyüklüğü ancak başkaldırıyla geçerli olan bu yaşamla yetinecektir. Biri için bilinç, öteki için başkaldırı, her iki durumda da uyumsuz yitirilmiştir. Insan yüreğinde öyle yılmaz umutlar vardır ki. En yoksun insanlar bile bazı bazı sonunda yanılsamaya boyun eğerler. Esenlik gereksiniminin zorla benimsettirdiği bu doğrulama, varlıkçı razı oluşun kan kardeşidir. Böylece, ışıktan tanrılar ve çamurdan putlar vardır. Ama bizim bulmak istediğimiz, insan yüzlerine götüren orta yoldur.

ÜYE İMZASI
-----
pocahontas:OguForumu Üye Bilgileri 
  Üye Yorumları   Kayıt: 21.04.2008  Mesaj: 500   Başlık: 109   2728 ForumPuan
 
Çevrimdışı Tüm çalışmalarını göster  
Mesaj: #1  Başa dön


Yazar Mesaj
rb.hood
Stajyer Yönetici


sınıfsız toplumun basit insanı
Çevrimdışı

Bölüm: Diğer
Üni. Giris Yılı: 2005
Şehir: cevap yok

29 Ağu 2008 02:49 pm >> Mesaj

aldım kitabı daha yeni başladım ama biraz ağır gidicek sanırım..

ÜYE İMZASI
-----
rb.hood:OguForumu Üye Bilgileri 
  Üye Yorumları   Kayıt: 24.01.2008  Mesaj: 9818   Başlık: 1486   46810 ForumPuan
 
Çevrimdışı Tüm çalışmalarını göster  
Mesaj: #2  Başa dön

Yeni Başlık Gönder    Cevap Gönder

 Forum » Edebiyat » Kitaplık » Albert Camus - Sisifos Söyleni 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) 





 » Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Son Mesaj
Yeni mesaj yok Albert Einstein Dinc Bilim Dehaları 11
10 Ekm 2008 10:06 pm 


Oyun Bedava Türkçe Oyunlar